<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035</id><updated>2011-04-21T16:51:56.913-07:00</updated><category term='Diğer'/><category term='Doğa / Çevre'/><category term='Bilişim / Teknoloji'/><category term='Biyoloji / Tıp / Sağlık'/><category term='Astronomi / Uzay'/><category term='Arkeoloji'/><title type='text'>Bilim Haberleri</title><subtitle type='html'>En Güncel Bilim Haberleri</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>14</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-4844750486242501507</id><published>2008-01-05T08:23:00.001-08:00</published><updated>2008-01-05T08:23:48.739-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Biyoloji / Tıp / Sağlık'/><title type='text'>10 günlük bebeğe kalp ameliyatı</title><content type='html'>&lt;b style="font-family: arial;"&gt;Doğumundan 2 gün sonra morarmış şekilde hastaneye kaldırılan 10 günlük erkek  bebek, İzmir’de açık kalp ameliyatıyla hayata döndürüldü.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;p style="font-family: arial;" align="center"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/277698.jpg" align="bottom" border="0" hspace="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family: arial;font-family:arial, helvetica, sans-serif;" &gt;Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Klinik  Şefi Doç. Dr. Ali Gürbüz, 10 günlük olan 3 kilo ağırlığındaki bebeğin kalbinden  akciğerine giden damarın tıkalı olması nedeniyle nefes almakta zorluk çektiğini,  kalbin durma noktasına geldiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç günlük ve düşük kilolu  bebeklerin ameliyatının çok zor olduğunu belirten Gürbüz, “Böyle bebeklere kalp  ameliyatı dünyada çok iyi merkezlerde ve donanımlı hastanelerde yapılıyor.  Hastanemizin bu konudaki altyapısı çok iyi. Bugüne kadar biz 6-7 kilogramlık  çocuklara ameliyat yapmıştık. İlk kez bu kadar düşük ağırlıkta bir bebeğin  ameliyatını yaptık. Yüzde yüz başarıyla sonuçlandı” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doç. Dr.  Gürbüz şöyle devam etti:&lt;br /&gt;“1.5 saat süren ameliyatın ardından kalpten akciğere  giden damarı açtık. Ameliyatın ardından bebek kendine geldi ve 6 saat sonra  annesi emzirdi. Sağlık durumu çok iyi. Şimdi de taburcu ediyoruz. Bundan sonra  bebek hiçbir şey olmamış gibi yaşamına devam edebilecek.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılda 1200 kalp  ve damar ameliyatı yaptıklarını belirten İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma  Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Galip Akhan ise ameliyatlardaki başarı oranlarının  dünyadaki önemli hastanelerdeki başarı oranlarından daha iyi olduğunu  söyledi.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-4844750486242501507?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/4844750486242501507/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=4844750486242501507' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/4844750486242501507'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/4844750486242501507'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/10-gnlk-bebee-kalp-ameliyat.html' title='10 günlük bebeğe kalp ameliyatı'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-1990359049768883433</id><published>2008-01-05T08:21:00.001-08:00</published><updated>2008-01-05T08:21:57.165-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Biyoloji / Tıp / Sağlık'/><title type='text'>Böbrek naklinde dünya birincisiyiz</title><content type='html'>&lt;b style="font-family: arial;"&gt;Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Organ Nakli Merkezi, bu yıl gerçekleştirilen 306  böbrek nakli ile dünya birincisi oldu.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;p style="font-family: arial;" align="center"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/277722.jpg" align="bottom" border="0" hspace="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family: arial;font-family:arial, helvetica, sans-serif;" &gt;AÜ  Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Alper Demirbaş, dünyanın en büyüğü olma  yolundaki hedefle yola çıktıklarını, bu hedefin pek çok kesim tarafından  “Ulaşılması zor” şeklinde algılandığını söyledi. Merkezin organ nakline  başladığı 2000 yılında Türkiye genelinde 386 böbrek nakli yapıldığını anlatan  Demirbaş, aradan geçen süre içinde Avrupa’nın en büyük organ nakli merkezi  olduklarını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demirbaş, Antalya’da bu yıl 306’sı böbrek, 17’si  karaciğer, 5’i pankreas, 2’si kalp nakli olmak üzere 330 organ nakli  gerçekleştirdiklerini kaydederek, şöyle konuştu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hedefimiz dünyanın en  büyüğü olmaktı. Dünyada 2007 yılı rakamları yayınlanmadı, ama referans  alabileceğimiz rakamlar 2005 ve 2006’ya ait. Kurduğumuz özel bağlantılar  sayesinde geçtiğimiz yıl dünyanın en büyük merkezlerinin bu yıl ki  performanslarını öğrendik. Ona dayanarak diyorum ki ekibimiz ve merkezimiz şu  anda dünyanın en büyük canlı vericili&lt;br /&gt;böbrek nakli merkezidir. Dünyanın en  büyük böbrek nakli merkezidir. Gönül ister ki bu Türkiye açısından tıp  tarihinden herhangi bir alanda dünyada bir numara olmak benim hatırımda olduğu  kadar pek olmuş bir olay değildir. Ama biz 650 bin nüfuslu Antalya’da dünyanın  en büyük böbrek nakli merkezini yaratmayı başardık. Bunu emekle, inançla ve  birlikte çalışarak başardık.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;BAŞARI ORANI YÜZDE  99,5&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;font-family:arial, helvetica, sans-serif;" &gt;Prof. Dr.  Demirbaş, yılbaşından bugüne kadar yapılan 306 böbrek naklinde kaybedilen böbrek  sayısının ise 3 olduğunu bildirdi. Demirbaş, “Yapılan böbrek nakillerindeki  başarı oranı yüzde 99,5’tir. Bu da dünya ortalamasının çok üstündedir. Şu anda  dünyada böyle bir oranla çalışan bir ekip yoktur” diye konuştu. Yapılan 306  böbrek nakli içinde kaybedilen sadece bir hasta bulunduğunu vurgulayan Demirbaş,  “Bunu da oranlarsak hasta sağ kalım oranının yüzde 100’e yakın olduğunu görürüz”  dedi. Bu sene sadece kadavra sayısında eksiklik yaşadıklarını anlatan Prof. Dr.  Demirbaş, yapılan nakillerin 30’unun kadavradan gerçekleştirildiğini ifade  etti.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-1990359049768883433?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/1990359049768883433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=1990359049768883433' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/1990359049768883433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/1990359049768883433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/bbrek-naklinde-dnya-birincisiyiz.html' title='Böbrek naklinde dünya birincisiyiz'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-3921585159955841159</id><published>2008-01-05T08:19:00.000-08:00</published><updated>2008-01-05T08:22:54.091-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Biyoloji / Tıp / Sağlık'/><title type='text'>Türkiye’de 3 bin sahte diş hekimi var</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style="font-family: arial;"&gt;Türkiye’de 22 bin diş hekimi görev yapıyor; sahte diş hekimi sayısının ise 3  bini bulduğu belirtiliyor.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="font-family: arial;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/277724.jpg" align="bottom" border="0" hspace="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;font-size:100%;"&gt;Türk  Diş Hekimleri Birliği Genel Başkanı Celal Korkut, yaklaşık 22 bin diş hekiminin,  halkın ağız sağlığını çağdaş ülke insanları ile aynı seviyeye çıkarmak için  hizmet verdiğini; buna karşın 3 bin sahte diş hekiminin ise ölümcül sarılık,  AIDS ve diğer bulaşıcı hastalıkların yayılmasına neden olduğunu  söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkut, temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda  değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısında yer alan, sahte diş hekimlerinin  hapis ve para cezalarının düşürülmesi ile ilgili düzenlemenin, “hukuki ve siyasi  bir yanlış” olduğunu öne sürerek, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“2004 yılında kabul  edilen 5181 sayılı kanunla sahte diş hekimlerine 3 yıl ila 5 yıl arasında hapis  cezası verilmesi öngörülmekte. Cezai hükümler, caydırıcı olduğu noktada sonuç  vermektedir. 1980’li yıllarda sahte diş hekimi sayısı 5 bine ulaşmıştı. 5181  sayılı kanundan sonra, sahte diş hekimlerinin çoğu, hapis cezası korkusu ile  gayri meşru işlerini bıraktılar. Suçtan elde edilecek menfaat ile verilecek ceza  arasında oransızlık varsa caydırıcı değil; aksine teşvik edici  olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TBMM gündemindeki tasarıda ise ‘sahte diş hekimlerinin cezası  2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur’  şeklinde değişiklik yapılmaktadır. Bizim endişemiz, suçun alt sınırının 3 yıldan  2 yıla indirilmesidir. Zira, 2 yıl olarak verilecek hapis cezaları genelde  ertelenmekte; 3 yıl olan hapis cezaları ise ertelenmemektedir. Bu nedenle mevcut  5181 sayılı kanunun korunmasını istiyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkut, Türkiye’de halkın  yüzde 25’inin yaşamının değişik dönemlerinde sarılık hastalığı ile  karşılaştığını; sahte diş hekimlerinin sarılık ve AIDS hastalığını bulaştırma  riskinin yüksek olduğunu; kullandıkları standartlara uygun olmayan materyallerin  bir çoğunun da kanserojen olduğunu ifade etti.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-3921585159955841159?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/3921585159955841159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=3921585159955841159' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/3921585159955841159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/3921585159955841159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/trkiyede-3-bin-sahte-di-hekimi-var.html' title='Türkiye’de 3 bin sahte diş hekimi var'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-5039835681268157194</id><published>2008-01-05T08:13:00.000-08:00</published><updated>2008-01-05T08:14:12.456-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Biyoloji / Tıp / Sağlık'/><title type='text'>Uyku bozukluğu diyabet riskini artırıyor</title><content type='html'>&lt;table id="table1" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="99%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td width="250"&gt;&lt;img src="http://img.mynet.com/ha2/uyku.jpg" /&gt;&lt;/td&gt;   &lt;td&gt;   &lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;color:#000000;"&gt;&lt;b&gt;Uyku bozukluğu diyabet riskini artırıyor&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt; &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;CHICAGO (İHA) - ABD'de yayınlanan bir araştırma, art arda üç gece yaşanan uyku bozukluğunun, vücudun glikozu işleme yeteneğini zayıflattığı ve diyabet riskini artırdığını ortaya koydu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;Chicago Üniversitesi Tıp Okulu araştırmacıları, üst üste üç gece derin uykuya dalamayan gençlerin ve sağlıklıklı yetişkinlerin glikoz toleranslarının azaldığını tespit etti.&lt;br /&gt;Yaşları 20 ila 31 arasında değişen sağlıklı gönüllüler üzerinde yapılan testte, denekler beş gün boyunca uyku laboratuvarında incelendi. Saat 23.00'de yatağa giren deneklerin sabah 07.30'a kadar uyumalarına izin verildi. İlk iki gece müdahale edilmeyen deneklere son üç gece, derin uykuya dalmalarını engelleyen çok hafif ses verildi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;Normalde 80 ila 100 dakika derin uykuya dalması denekler sadece 20 dakikalık periyodlarda derin uykuya dalabildi. Daha sonra yapılan testlerde, uykuları bölünen deneklerin insilün hassasiyetlerinin yüzde 25 oranında azaldığı tespit edildi. Böylece derin uykuya dalmakta sorun yaşayanların aynı miktarda glikoz ortaya çıkarmak için daha fazla insüline ihtiyaç duydukları ifade edildi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;Araştırmanın yazarı Eve Van Cauter, aynı sorunun yaşlanma ve aşırı kiloya bağlı olarak ortaya çıkan uyku bozukluklarında da ortaya çıktığını belirterek, yüksek uyku kalitesinin diyabetin her iki çeşidinin önlenmesi veya ertelenmesinde önemli rol oynayabileceğini söyledi. Sözkonusu araştırmanın Çarşamba günü Amerikan Ulusal Bilimler Akademesi'nde yayınlanacağı belirtildi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-5039835681268157194?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/5039835681268157194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=5039835681268157194' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/5039835681268157194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/5039835681268157194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/uyku-bozukluu-diyabet-riskini-artryor.html' title='Uyku bozukluğu diyabet riskini artırıyor'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-5628745516637814378</id><published>2008-01-05T08:12:00.002-08:00</published><updated>2008-01-05T08:13:19.136-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Biyoloji / Tıp / Sağlık'/><title type='text'>Türk araştırmacılardan "gen tabancası"</title><content type='html'>&lt;table id="table1" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="99%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td width="250"&gt;&lt;img src="http://img.mynet.com/ha3/g/gentabanca.jpg" /&gt;&lt;/td&gt;   &lt;td&gt;   &lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;color:#000000;"&gt;&lt;b&gt;Türk araştırmacılardan "gen tabancası"&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt; &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt; &lt;span style="color:#000000;"&gt;Ankara -AA- Türk bilim adamları, dünyada sadece birkaç üreticisi bulunan bitki ve hayvan biyoteknolojisi çalışmalarında kullanılacak "gen tabancası" üretti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni teknoloji, bitkilere ve hayvanlara gen transferi yoluyla direnç kazandırmaktan, "yenilebilen aşı" çalışmalarına kadar pek çok çalışmada kullanılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Avni Öktem, projelerinin üç yıl önce başladığını ve TÜBİTAK-TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) ve KOSGEB tarafından da desteklendiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gen silahının, canlı hücrelere gen aktarabilmeye yaradığını anlatan Öktem, silahın tek ya da çok hücreli organizmalarda başarıya ulaştığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öktem, gen tabancasının dünyada sadece bir kaç firma tarafından, Türkiye'de ise ilk kez ODTÜ ve BİOLAB şirketi ortaklığı ile üretildiğini ifade etti.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-5628745516637814378?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/5628745516637814378/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=5628745516637814378' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/5628745516637814378'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/5628745516637814378'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/trk-aratrmaclardan-gen-tabancas.html' title='Türk araştırmacılardan &quot;gen tabancası&quot;'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-3534267935759999432</id><published>2008-01-05T08:12:00.001-08:00</published><updated>2008-01-05T08:12:44.169-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diğer'/><title type='text'>Yeni yılda 146 bin öğretmene ihtiyaç olacak</title><content type='html'>&lt;table id="table1" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="99%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td width="250"&gt;&lt;img src="http://img.mynet.com/ha2/ogretmen.jpg" /&gt;&lt;/td&gt;   &lt;td&gt;   &lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;color:#000000;"&gt;&lt;b&gt;Yeni yılda 146 bin öğretmene ihtiyaç olacak&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt; &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt; &lt;span style="color:#000000;"&gt;ANKARA(ANKA) - Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) tarafından hazırlanan “2007 Yılı Eğitim Değerlendirme Raporu”na göre, Türkiye'de, 2008 yılı içinde, 75 bini ilköğretimde, 26 bini okul öncesinde ve 45 bini ortaöğretimde olmak üzere 146 bin öğretmene ihtiyaç olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rapora göre, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesi başta olmak üzere bazı bölgelerde ve şehirlerin varoşlarında öğretmen açığı artıyor. Raporda özellikle emekli olan, kurum değiştiren ve vefat eden öğretmenlerin yerine yeterli sayıda öğretmen bulunamadığına da dikkat çekiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-EĞİTİME YÜZDE 100 DESTEK İÇİN BÜTÇE YOK-&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlköğretimin sağlıklı koşullarda sürdürülebilmesi için 3 bin 500 okula, 100 bin dersliğe ve 75 bin öğretmene ihtiyaç olduğu belirtilen raporda, 100 bin derslik yapabilmek için ise yaklaşık 5 milyon YTL gerektiği kaydediliyor. Okul öncesi eğitimde yüzde 100 oranında okullaşabilmek için ise müstakil 3 bin 745 okul, 26 bin 211 öğretmenin gerektiği bunun maliyetinin de 2007 fiyatları ile 1 milyar 198 bin 400 YTL olduğu kaydediliyor. Bu veriler göz önüne alındığında 2008 yılı için eğitime ayrılan bütçenin yeterli olmadığı belirtilirken, 2009, 2010 ve 2011 yılı bütçelerine “Eğitimde yüzde 100 Destek” projesinin altyapı koşullarını hazırlayacak miktarda ödenek ayrılması gerektiği kaydediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-FIRSAT EŞİTLİĞİ YOK-&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rapora göre, öğrenci, öğretmen ve velilerin yüzde 75'i fırsat eşitliğinin olmadığını düşünüyor. Öğretmen ve öğrencilerin yüzde 62'si de eğitim sisteminin demokratik olmadığını düşünürken, yüzde 74'ü okuldaki araç gereç ve rehberlik hizmetlerinin yeterli olmadığını belirtiyor. Öğretmenlerin yüzde 87'si de atama ve terfilerde yanlı ve siyasi davranıldığına inanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-DERSHANE GÖNDERMEYEN ANNE BABA GÖREVİNİ YAPAMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR-&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet okullarındaki öğretmen ve derslik açığı ve eğitim kalitesinin düşük olması nedeniyle dershanelerin devlet okullarının yerini aldığı kaydedilen raporda, anne babaların çocuklarını dershanelere gönderemediği zaman anne babalık görevini iyi yapamadığını düşündükleri belirtiliyor.&lt;br /&gt;Raporda, var olan eğitim sisteminin, üniversiteyi kazanmak, Anadolu lisesini kazanmak için dershaneye gitmeyi zorunlu kıldığını, fiziki koşulları uygun olan dershanelerin devlet okullarına dönüştürülerek, derslik ve öğretmen açığının çözülmesi gerektiği kaydediliyor. (ANKA)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-3534267935759999432?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/3534267935759999432/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=3534267935759999432' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/3534267935759999432'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/3534267935759999432'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/yeni-ylda-146-bin-retmene-ihtiya-olacak.html' title='Yeni yılda 146 bin öğretmene ihtiyaç olacak'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-5088786182853863703</id><published>2008-01-05T08:11:00.000-08:00</published><updated>2008-01-05T08:12:04.376-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diğer'/><title type='text'>Bala'da öğrencilere psikolojik destek</title><content type='html'>&lt;table id="table1" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="99%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td width="250"&gt;&lt;img src="http://img.mynet.com/ha2/ogretmen.jpg" /&gt;&lt;/td&gt;   &lt;td&gt;   &lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;color:#000000;"&gt;&lt;b&gt;Bala'da öğrencilere psikolojik destek&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt; &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Bala -AA- Ankara'nın Bala ilçesindeki depremlerle ilgili olarak, İl Milli Eğitim Müdürlüğünce, idareci, öğretmen, öğrenciler ile velilere ''psikolojik destek'' için çalışma başlatıldı. 50 uzmanın katılımıyla, ''Depremin etkilerinin, en az düzeye çekilmesi'' ve ''Eğitimin normalleşmesi'' için program uygulanacak.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;Müdürlük bünyesindeki 15 psikososyal ekip, depremdeki psikolojik yaraları sarmak için harekete geçti.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle, 1 Şube Müdürü ve 5 uzmandan oluşan ekip, geçen hafta Bala'daki tüm okul müdürleriyle toplantı yaptı. Toplantıda, idarecilerin bu olaydaki duruşunun önemli olduğuna işaret edilerek, şu görüşler vurgulandı:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;'''Öğretmen ve öğrenci, sürekli deprem tedirginliğiyle derse girerse, orada sağlıklı eğitimden söz edilemez. İdareciler olarak öğretmenlere ve öğrencilere liderlik yapan insanlarsınız. Öncelikle siz panik yapmayacaksınız. Siz panik yaparsanız, sağlam duruş göstermezseniz, öğretmen ve öğrenciler de olumsuz etkilenir. Bundan sonra neler yapılması konusunda soğuk kanlılıkla hareket etmelisiniz. Eğer, sağlıklı bir yönetim sergilemezseniz, doğru bilgilendirme yapmazsanız, panik&lt;br /&gt;oluşur. Bu, bir kriz yönetimidir. Bu krizi de doğru ve sağlıklı olarak yönetmenizi bekliyoruz.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;-Psikososyal destek-&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 müdahale ekibinden en az 50 uzman, bugünden itibaren, depremin en fazla etkilediği Afşar Beldesi ve Sofular köyündeki okullar başta olmak üzere tüm okullarda, öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik, psikososyal destek çalışmalarına başlayacak.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle öğretmen, öğrenci ve veliler üzerindeki deprem etkilerinin en aza indirilmesi için çalışma yürütülecek.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;Öğretmenlerle en az 3 gün süreli çalışma yapılacak. Öğretmenler üzerindeki deprem etkilerinin azaltılması için çalışma yapılırken, öğretmenlere de öğrenciler üzerindeki etkilerin azaltılması konusunda neler yapabilecekleri, uygulamalı olarak anlatılacak. Ardından öğrenciler ve velilerle de uygulamalar gerçekleştirilecek.&lt;br /&gt;Çalışmaların temel amacının, idareci, öğretmen, öğrencilerin rehabilitasyonu, ''Depremin etkilerinin, en az düzeye çekilmesi'' ve bir an önce ''eğitimin normalleşmesini'' sağlamak olduğu bildirildi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-5088786182853863703?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/5088786182853863703/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=5088786182853863703' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/5088786182853863703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/5088786182853863703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/balada-rencilere-psikolojik-destek.html' title='Bala&apos;da öğrencilere psikolojik destek'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-5014839299392992098</id><published>2008-01-05T08:09:00.000-08:00</published><updated>2008-01-05T08:10:32.202-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilişim / Teknoloji'/><title type='text'>Kara tahtaların yerini elektronik tahtalar alıyor</title><content type='html'>&lt;table id="table1" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="99%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td width="250"&gt;&lt;img src="http://img.mynet.com/ha2/ogretmen3.jpg" /&gt;&lt;/td&gt;   &lt;td&gt;   &lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;color:#000000;"&gt;&lt;b&gt;Kara tahtaların yerini elektronik tahtalar alıyor&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;  &lt;/tr&gt; &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Ankara -AA- Milli Eğitim Bakanlığı, 1000'e yakın ilköğretim okulunda 2 yıldır kullanılan etkileşimli elektronik tahtaları, 400 liseye daha kurmayı planlıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;Eğitim teknolojilerindeki hızlı gelişme, ders işleme ve izleme yöntemlerinde çeşitliliği artırırken, teşebirle yazılan ''kara tahta''ların yerini elektronik tahtalar alıyor. Öğrenciler, bir süre sonra dersleri internetten de izleyebilecekler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;Milli Eğitim Bakanlığının 2005 yılında okullara kurduğu etkileşimli elektronik tahtaların sayısı okul aile birliklerinin de desteğiyle hızla artıyor.Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk,elektronik tahtaların etkileşimsiz ve etkileşimli olmak üzere ikiye ayrıldığını belirterek, etkileşimsiz elektronik tahta üzerinde&lt;br /&gt;yapılanların sadece kaydedilip çıktısının alınabildiğini, etkileşimli elektronik tahtaların ise projektör cihazıyla birlikte çalıştığını, tahtaya yansıyan bilgiler ile şekillerin üzerinde istenildiği gibi oynanabildiğini, bunların da kaydedilip çıktısı alınarak öğrencilere dağıtılabildiğini anlattı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;Elektronik tahtaların, okul aile birliklerinin katkısıyla yavaş yavaş okullara girmeye başladığını belirten Aktürk, şöyle devam etti:''Bugün birçok okulda bu tahtalar kullanılmaya başlandı. Fakat biz bunun bir modaya dönüşmesinden korkuyoruz. Moda olmasını değil de gerçekten kullanılmasını istiyoruz. Bunlar gerçekten hakkıyla kullanılırsa ve beğenilirse, eğitime katkısı olduğu çalışmalarla ortaya çıkarsa bunların sayısı da artırılabilir. Buradaki en büyük sıkıntı bütün öğretmenler bunu tam anlamıyla kullanamayabiliyor. Onun için öğretmenlere hizmet içi kurs veriliyor.''&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;Gelişmiş bazı ülkelerde kullanılmaya başlanan yeni bir yöntemi de anlatan Aktürk, artık sınıftaki derslerin internetten de izlenebildiğini ifade etti.Aktürk, şunları anlattı:''Bazı ülkelerde şöyle bir uygulama var: Ders bittiği anda öğretmenin anlattığı ders internetten izlenebiliyor. İlerde biz de geçeceğiz. Şu anda mesela Dubai'de, Fransa'da, İngiltere'de ders bittiği an öğretmenin yaptığı ders internette. Öğrenci derse girememişse bile internetten girerek öğretmen dersi anlatıyormuş gibi tahtadan izleyebiliyor.''&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-5014839299392992098?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/5014839299392992098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=5014839299392992098' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/5014839299392992098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/5014839299392992098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/kara-tahtalarn-yerini-elektronik.html' title='Kara tahtaların yerini elektronik tahtalar alıyor'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-511372963264781838</id><published>2008-01-05T07:47:00.001-08:00</published><updated>2008-01-05T07:47:48.931-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diğer'/><title type='text'>Türk gençleri dünya birincisi oldu</title><content type='html'>&lt;div class="post-content"&gt;    &lt;p&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com/haber/63617.jpg" align="left" height="204" width="272" /&gt; TÜBİTAK’tan yapılan yazılı açıklamada, New Mexico’da 50 ülkeden 1508 öğrencinin 1212 proje ile katıldığı Uluslararası Gençler Bilim ve Mühendislik Proje Yarışması INTEL-ISEF’in düzenlendiği belirtildi. Türkiye’nin yarışmaya, 2006 yılı TÜBİTAK Ortaöğretim Öğrencileri Arası Araştırma Projeleri Yarışması’nda dereceye giren öğrencilerle katıldığı bildirildi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yarışma sonucunda İstanbul FMV Vakfı Özel Işık Lisesi öğrencilerinden Güneş Parlakgül ve Burak Çetin isimli öğrencilerin, “Yeni Nesil Güneş Pilleri” adlı kimya projeleriyle “Takım Projeleri” dalında dünya birincisi oldukları kaydedildi. Öğrencilerin, 3 bin ABD Doları ile ödüllendirildikleri belirtildi.&lt;/p&gt;   &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-511372963264781838?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/511372963264781838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=511372963264781838' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/511372963264781838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/511372963264781838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/trk-genleri-dnya-birincisi-oldu.html' title='Türk gençleri dünya birincisi oldu'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-715761014212684560</id><published>2008-01-05T07:43:00.000-08:00</published><updated>2008-01-05T07:44:37.665-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arkeoloji'/><title type='text'>Kanalizasyon çalışmasında 2 lahit mezar bulundu</title><content type='html'>&lt;div class="post-content"&gt;    &lt;p&gt;&lt;img src="http://www.avanosevi.com/images/s/lahid.jpg" align="right" height="109" width="144" /&gt;Mardin’in Nusaybin ilçesinde belediyenin yaptığı kanalizasyon çalışması sırasında Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen iki lahit mezar ortaya çıkarıldı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Belediye ekiplerinin Kışla Mahallesi’nde yaptığı kanalizasyon çalışması sırasında üstü kapaklı iki lahit mezara rastlanılması üzerine Mardin Arkeoloji Müzesi Müdürlüğüne bilgi verildi. 80 santim genişliğinde, 2 metre 20 santim uzunluğunda açılan ilk lahit mezarda, cam vazo ve 30-40 yaşlarında oldukları tahmin edilen iki insan iskeleti bulundu. Vazo ve insan kemikleri mezardan çıkarılarak laboratuvara gönderilmek üzere saklama poşetlerine konuldu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Arkeolog Mesut Alp, mezarların Roma dönemine ait olabileceğini tahmin ettiklerini söyledi. Alp, şöyle dedi:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;“Kesme taş, kapaklı, sanduka şeklinde yapılan iki lahit mezardan kuzeyde olanının kesin olmamakla birlikte iki gömme olduğunu tahmin ediyoruz. Güneydekine ise birbirine geçirmeli dört ayrı parça taştan, altına da muhtemelen alttaki tek yekpare parça üzerine dört tane geçirmeli parça ilave edilerek, daha derinlik kazandırılmıştır. Onun içinde de iki gömme olduğu ihtimali üzerinde duruyoruz.”&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İlk açtıkları mezardaki insanların dişlerinde büyük aşınmaların olması nedeniyle yaşlarının 30 ila 40 olduğunu düşündüklerini belirten Alp, “Mezarların bin 600 yıllık olduğunu tahmin ediyoruz. Güneyde açılacak mezarla daha net bilgilere ulaşabileceğiz” diye konuştu.&lt;/p&gt;   &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-715761014212684560?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/715761014212684560/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=715761014212684560' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/715761014212684560'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/715761014212684560'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/kanalizasyon-almasnda-2-lahit-mezar.html' title='Kanalizasyon çalışmasında 2 lahit mezar bulundu'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-3774190537475045907</id><published>2008-01-05T07:41:00.002-08:00</published><updated>2008-01-05T07:42:21.538-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Biyoloji / Tıp / Sağlık'/><title type='text'>Yaşlılıkta görme kaybına kök hücre umudu</title><content type='html'>&lt;div class="post-content"&gt;    &lt;p&gt;&lt;img src="http://www.haberx.com/newspictures/10/1024643SmallPicture.jpg" align="left" height="120" width="120" /&gt;Bilimadamları ilk kez, yaşlılıkla alakalı olarak görme yetisini kaybeden bir dizi hastanın tedavisini gerçekleştirdi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Retinanın arkasında bulunan hücrelerin ölmesi nedeniyle, 80 yaşını geçen kişilerin üçte biri görme yetilerini kaybediyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ancak Londralı cerrahlar, gözün kenarından aldıkları hücreleri retinadaki ölü hücrelerin yerine yerleştirmek suretiyle, hastaların yeniden görebilmelerini sağladı. Bu yöntem rutin bir ameliyat olarak uygulanmak için çok karışık… Ancak bilimadamları kök hücreler kullanılarak işlemin yapılabilmesini umut ediyor. Oftalmoloji Enstitüsü’nden Profesör Peter Coffee, bu hücrelerin doğrudan retinanın arkasına yerleştirilebileceğini söylüyor. Epey zamandır yürütülen proje kapsamında, kök hücre kullanımına son bir kaç yılda geçilmiş ve yapılan çalışmalarında önemli ilerlemeler kaydedilmiş. Kök hücre tekniğinin insanlar üzerindeki denemelerine en az beş yıl daha başlanması beklenmiyor. Araştırmacıların öncelikle önerdikleri yöntemin güvenli olduğu ve sonuç verdiği konusunda hayvanlar üzerindeki denemelerin sonuçlarını ortaya koymaları gerekiyor.&lt;/p&gt;   &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-3774190537475045907?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/3774190537475045907/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=3774190537475045907' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/3774190537475045907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/3774190537475045907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/yallkta-grme-kaybna-kk-hcre-umudu.html' title='Yaşlılıkta görme kaybına kök hücre umudu'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-4652502307549522050</id><published>2008-01-05T07:41:00.001-08:00</published><updated>2008-01-05T07:41:41.428-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilişim / Teknoloji'/><title type='text'>Güneş enerjisiyle yüzecek ilk gemi yapılacak</title><content type='html'>&lt;div class="post-content"&gt;    &lt;p&gt;Bilimi topluma yayma amacıyla bugüne kadar pek çok projeyi hayata geçiren TÜBİTAK, bu defa Türkiye’de güneş enerjisiyle yüzecek ilk geminin yapımı için öğrencilere ön ayak oluyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;TÜBİTAK’ın popüler bilim dergisi Bilim ve Teknik, çeşitli bilim dallarında eğitim gören öğrencilere güneş enerjisiyle çalışacak bir geminin yapımı için çağrıda bulundu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Güneş Arabaları Yarışı, Hidrojen Arabaları Yarışı gibi genç kuşaklardan büyük ilgi gören projeleri hayata geçiren Bilim ve Teknik, öğrencilerin önüne bu kez daha iddialı bir hedef koydu. Üniversitelerin gemi inşa, elektrik-elektronik, makine, kimya, malzeme, fizik ve çevre mühendisliği bölümlerinde okuyan öğrenciler, genç mühendisler ve araştırmacılar ile tersanelerin, makine ve elektrik sanayicilerinin, enerji kuruluşlarının katılımının beklendiği projede, temel konsept geminin “güneş enerjisiyle yol alması” olarak belirlendi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bilim ve Teknik Genel Yayın Yönetmeni Raşit Gürdilek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projenin, “güneş gözeleriyle kaplanmış açılır kapanır kanatlar ve bant gibi yapıştırılabilen, organik temelli esnek güneş pillerinin kullanılacağı bir güneş yelkeni” konseptini içerdiğini söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;20 metre boyunda bir gemi konsepti üzerinde durduklarını belirten Gürdilek, gemiye şimdilik “S.S (Solar Ship) Yeni Ufuklara” denildiğini, geminin adının daha sonra bir anketle çalışanlar tarafından konulacağını bildirdi.&lt;/p&gt;   &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-4652502307549522050?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/4652502307549522050/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=4652502307549522050' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/4652502307549522050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/4652502307549522050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/gne-enerjisiyle-yzecek-ilk-gemi.html' title='Güneş enerjisiyle yüzecek ilk gemi yapılacak'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-8409497204695897987</id><published>2008-01-05T07:40:00.001-08:00</published><updated>2008-01-05T07:40:53.327-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Astronomi / Uzay'/><title type='text'>En uzak kuasar keşfedildi</title><content type='html'>&lt;div class="post-content"&gt;    &lt;p&gt;Gökbilimciler, Dünya’dan 13 milyar ışık yılı uzakta şimdiye dek tespit edilen en uzak kuasarı keşfetti. Kuasarlar galaksi olarak kabul ediliyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Merkezinde aşırı derecede yoğun bir karadelik bulunan kuasarlar, birer galaksi olarak kabul ediliyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Fransa’nın Bilimsel Araştırma Merkezi’nden yapılan açıklamada, Hawaii’deki Mauna Kea’da kurulu teleskop kullanılarak Kanada’nın Ottawa Üniversitesi’nde bir ekip tarafından yapılan gözlemle keşfedilen kuasara “CFHQS J2329-0301″ adı verildiği belirtildi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;img src="http://www.haberx.com/newspictures/10/1025277SmallPicture.jpg" align="left" height="168" width="220" /&gt;Bu gözlem sırasında çok uzakta üç kuasar daha keşfedildiği ve tüm bu kuasarların, 13.7 milyar yaşında olduğu tahmin edilen Evren’in en eski cisimleri olduğu kaydedildi.Kanada Gökbilim Vakfı’nın yıllık konferansı sırasında sunulan bu keşifler, Astronomical Journal dergisinin gelecek sayısında da yayımlanacak.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kuasarlardaki karadeliği çevreleyen madde, diğer maddeleri buraya çektiği, ısındığı ve çok parlak hale geldiği için çok uzaktaki kuasarları gözlemleme olasılığı artıyor.&lt;/p&gt;   &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-8409497204695897987?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/8409497204695897987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=8409497204695897987' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/8409497204695897987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/8409497204695897987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/en-uzak-kuasar-kefedildi.html' title='En uzak kuasar keşfedildi'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2979572320548025035.post-8488389694055999768</id><published>2008-01-05T07:38:00.000-08:00</published><updated>2008-01-05T07:40:01.264-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doğa / Çevre'/><title type='text'>Güneş enerjisi ile yemek pişirme şenliği</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: arial;"&gt;Hacettepe Üniversitesi Yeni ve Tükenmez Enerjiler Araştırma Merkezi’nin (YETAM), güneş enerjisinin verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla düzenlediği “Güneş Enerjisi ile Yemek Pişirme Şenliği” başladı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;Hacettepe Üniversitesi Güneş Evi ve Bahçesi’nde başlayan şenlikte, öğrenciler tasarımını ve yapımını üstlendikleri ocaklarda yemek pişirdiler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;Hacattepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Temiz Tüketim Enerjisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Demir İnal, sistemle asıl hitap etmeyi amaçladıkları kitlenin kırsal kesimdeki insanlar olduğunu söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;Özellikle tarlalarda çalı çırpı toplanıp ateş yakılarak yemek pişirildiğini anlatan İnal, “Çalı toplama işi genellikle çocuk ve kadınlara veriliyor. Oysa güneş enerjisi kullanıldığında buna vakit harcanmayacak. Böylece kadınlar ve çocuklar bu zamanları eğitimleri için harcayabilecekler. Bu anlamda güneş enerjisi sistemi UNESCO’nun ilkelerine de uyuyor” diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;Güneş enerjisiyle dumandan zehirlenmelerin de önleneceğini belirten İnal, ayrıca sistem sayesinde yakıt masrafından da kurtulabilineceğini kaydetti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;Sistemde “Kutulu” (fırın), “Katlanır Plakalı” ve “Parabolik” olmak üzere 3 tür ocağın bulunduğunu ifade eden İnal, bunların pikniklerde de kullanılabileceğini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2979572320548025035-8488389694055999768?l=bilimhaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bilimhaber.blogspot.com/feeds/8488389694055999768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2979572320548025035&amp;postID=8488389694055999768' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/8488389694055999768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2979572320548025035/posts/default/8488389694055999768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bilimhaber.blogspot.com/2008/01/gne-enerjisi-ile-yemek-piirme-enlii.html' title='Güneş enerjisi ile yemek pişirme şenliği'/><author><name>TheNeSa</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14558720180869837039</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
